![]() |
| .. |
| Barış Dikmen Kişisel Web Sayfası |
![]() |
| Tüm güvercinsever arkadaşlara merhaba; İsmim Barış Dikmen.1975 Burdur doğumluyum ve mesleğim nedeniyle Kasım 2005’ten beri komşu ilimiz Isparta’da ikamet etmekteyim. Güvercinlere olan ilgim dayım sayesinde 7-8 yaşlarında başladı. O günden beridir ilk göz ağrım olan dolapçılara merakım devam etmektedir. Yöresel olarak Burdur, Denizli ve Isparta illerinde yoğun olarak beslenen bu ırk başta TGYB sayesinde tüm Türkiye'de tanınır oldu. Bu ilginin zamanla daha da artacağını düşünüyorum. Dolapçı ırkının sahip olduğu özellikler anlamında mükemmel bir ırk olduğunu söyleyebilirim. İsterseniz tek tek, isterseniz ikişerli ve üçerli gruplar halinde isterseniz 30-40 tanesini bir arada uçurabilirsiniz. Yavruluktan itibaren verilecek eğitimle bir bakmışsınız hepsi bulutların arasında kaybolmuş. En güzeli de bunların yorulduktan sonra evlerinin üzerine geldiklerinde pırıltı verilmeksizin farklı açılardan yaptıkları mükemmel oyunlardır. Diğer dönücü ve dalıcı ırklarla karşılaştırıldığında fiziksel anlamda soğuk hava şartlarına daha dayanıklı olmalarından dolayı Türkiye'nin birçok bölgesinde rahatça yetiştirilebileceğini düşünüyorum. Yöresel tabirimizle arap, kara çil, ak çil, boz çil, kef çil, dağlı boz, genevir gibi zengin bir renk demetine sahip olması, yuvasına olan sadakatinin yüksek olması, yavru bakımının iyi olması sahip olduğu en önemli özelliklerdir. Yetiştiricilerin tercihi beyaz göz rengidir. Benim tercihim de aynı yönde olmakla beraber az sayıda göz rengi farklı olanlarını da gördüm. Göz rengi farklı olanlarda performans anlamında ne gibi bir farklılık olduğu konusunda ise bir fikrim yok çünkü bunları besleyip, uçurup yorum yapan arkadaşları görmedim. Genel eğilim göz renginin beyaz ve içe doğru çekik olması ve buna uygun olarak kafa yapısının da yılan kafa diye tabir ettiğimiz şekilde olmasıdır. |
| Bu nadide ırka ilgi duymaya başlayan yetiştiriciler yavruların uçuşa alıştırılması konusunda zaman zaman sıkıntı yaşamaktadırlar. Bunda dolapçı ırkının kanında bulunan uçma isteğini bir avantaj olarak belirtebiliriz. Dolapçı yavruları yeme düştükten birkaç hafta içinde uçmak istediklerini belirten kanat alıştırmaları yaparlar. Bence bu süre içinde bir yetiştirici için dikkat edilmesi gereken en önemli nokta bizim oraların deyimiyle "kuşun hakkını vermek"'tir. Eğer bir yetiştirici kuşun hakkını vermeden onu harbe sokarsa hatanın %50'sini muhakkak kendisinde aramalıdır. Yavrunun salmayı,salma çevresini ve salma dışındaki bir noktadan(çatı gibi)daha geniş bir alanı tanıyabilmesini sağlamak gerekir. Yeme düşen yavru yetiştirici tarafından yetişkin güvercinlerin konduğu çatı gibi yüksek yerlere çıkması için zorlanmamalıdır. Yavru kendisini güçlü hissettiği zaman muhakkak ilk hareketi kendisi yapacaktır. İniş de muhakkak yavrunun kendi iradesi doğrultusunda gerçekleşmelidir. Bundan sonraki aşama yavrunun salmanın yakın çevresini tanımaktan geçer. Bazı arkadaşlarımız vakit buldukça yavruları yetişkinlerle beraber çatıda yatırırlar. Yavru çevresindeki bazı noktaları görerek,tanıyarak uçuş öncesi en önemli görsel eğitimini alır. Bu eğitimden sonra dolapçı yavrusu uçuş eğitimi için hazırdır. Uçuştaki en önemli tehlike çevredeki rakip salmalardır. Yavrunun rakip salmalara vereceği tepki çok önemlidir. Kimileri ilk kuş görmede iner ve maalesef artık o salmanın güvercini olur. Kimileri indikten kısa bir süre sonra farklı bir yerde olduğunun farkına varıp ani bir hareketle kalkar, evine döner. Kimileri de rakip salmalara inmez fakat benim tabirimle yoğun bombardımandan kurtulması biraz zaman alır ama eninde sonunda evine döner. Bu son belirttiğim türdeki yavrular çok zor bir aşamayı başarıyla geçmişlerdir ve bunca yıllık tecrübem doğrultusunda rahatlıkla söyleyebilirim ki beslenecek güvercindir. 1994-1998 yılları arası üniversite eğitimim nedeniyle aktif güvercin yetiştiriciliğine kısa bir süre ara verdim. Üniversiteye gitmeden önce Burdur ilinde farklı salmalarda yetiştirilen dolapçı soyları hakkında bilgi sahibiydim. İnanın öyle mükemmel dolapçılar gördüm ki onları havada izlemek büyük bir zevkti. Üniversite sonrası ise hayal kırıklığına uğradığımı söyleyebilirim. Bazı büyüklerimiz güvercin yetiştiriciliğini bırakmış, ellerindeki güvercinleri sağa sola dağıtmış, verilen yerlerde bu güvercinler doğru düzgün üretilmemiş, bazılarının salmalarına hastalıklar gelmiş ve en önemlisi o güzel kuşlar "sadece bende olsun" zihniyetinden dolayı yavaş yavaş kaybolmaya yüz tutmuştu. Eğer o dönemde Burdur'da olsaydım maddi imkanımı zorlayarak bazı damızlık kuşları satın alır ve bunların değerini bilmeyen insanların eline geçmesine kesinlikle izin vermezdim. Beni tanıyan arkadaşlarım da bunu yapacağımı çok iyi bilirler. Neyseki bilinçli bazı yetiştirici arkadaşlar ellerindeki iyi dolapçıları muhafaza etmeyi bildiler ve bugün ortak bir şekilde bu ırkın üretimini yapmaktadırlar. Bu ırkın ıslahı üzerine yapılan çalışmaları desteklemekteyim ve bu doğrultuda gerek kendi şehrimizdeki arkadaşlarla gerekse komşu şehirlerdeki arkadaşlarla sürekli irtibat halindeyim. Kaliteli dolapçıların bilinçsiz yetiştiricilik ve gereksiz çaprazlamalar dolayısıyla azalmış olması bizi son derece seçici konuma getirmiştir. Tuttukları her dolapçıyı damızlık etmeye kalkan, daha sonra memnun kalmayıp bunları elden çıkartmaya çalışan, güvercin beslemeyi bir zevk olarak değil de ticari kazanç kapısı olarak gören yetiştiriciler çoğunlukta oldukça bizden sonra güvercin besleyecek olan kuşakların iyi güvercin bulmakta zorlanacaklarını düşünüyorum. Belki yaşanan bu sorun zamanında tüm ırklar için geçerli olmuştur. Elimizdeki iyi güvercinlerin kıymetini bilelim, bizden sonra geleceklerin bizim yaşadığımız keyfi yaşamalarını sağlayalım. Bu da ancak bilinçli hareket etmek ve dayanışma ile olur. Dolapçı beslemeyi düşünen arkadaşlara bilinen bir iki tavsiyem olacak. Eğer dolapçı satın alacaksanız havadaki performansını görün ve mümkünse diğer salmalardaki kuşlar havadayken en az iki sefer uçurtun ve öyle alın. Bir iki istisna dışında hiç bir zaman kaliteli bir dolapçı pazara gelmez. Çok fazla farklı dolapçıyı ucuz sayılabilecek paraya satın alıp içlerinden bir iki tane iyi çıkar diye beklemektense kaliteli 2 tane dişi ve 2 tane erkek satın alıp bunlardan üretmek ve 2-3 yıl sonra farklı kaliteli bir kanla çaprazlamak en mantıklısı olacaktır. Dolapçıya yeni yeni merak duyan illerin yetiştiricilerinin bu hataya çok sık düştüklerini yakın zaman içinde gördüm. Acele etmeyin,araştırın ve tanıdığınız güvenilir insanların desteğini isteyin. Doğru tespitlerle alacağınız dolapçılar gökyüzünde performanslarını gösterdiklerinde çok büyük bir zevk olacaktır. Bazı dolapçı soyları yavruluktan itibaren bence erken sayılabilecek bir dönemde tüm maharetlerini göstermeye başlarlar. Bu yürümeyi daha yeni öğrenmeye başlayan bir çocuğu maraton yarışına sokmaya benzer. Bizim büyüklerimizden öğrendiğimiz ve kendi gözlemlerimiz kadarıyla ideal bir dolapçı en güzel oyununu en az bir çift yavru büyüttükten sonra göstermeye başlar. Çıkardığınız yavruları bizim deyişimizle 'hakkını verdikten' sonra uçurun. Yoksa elinizde bulunan gerçekten kaliteli olan bir soyu yanlış yetiştirilicilik dolayısıyla kaybedebilirsiniz. |
| ... |
![]() |
| Her ne kadar bir performans ırkı olmasalar da Burdur ve Isparta yöresinde beslenmekte olan benli, bıyıklı ve güllü ırklarından da bahsetmek istiyorum. Bu üç ırkın fiziki görünümlerinin dışında en belirgin özellikleri yuvalarına olan sadakatleri ve uçuculuklarıdır. Havadaki hareketleri değerlendirmeye alındığında Aydın yerlisi kadar pratik değildirler. Yetiştiriciler için esas olan bu ırkların havadaki oyun performansları değil, büyük ölçüde fiziki güzellikleridir. Bu yazdığım son cümlenin kesinlikle yanlış anlaşılmaması gerekir. FİZİKİ GÜZELLİĞİNİN YANISIRA UÇUCULUK VE SAĞLAMLIK KESİNLİKLE OLMASI GEREKEN BİR ÖZELLİKTİR. Bu ırkların nerden geldiği konusunda ise kesin bir bilgiye ulaşamadım. Fiziki görünüm olarak dik duruşlu, kısa bacaklı, küt kuyruk dediğimiz kuyruk yapısına sahiptirler. Kuyruk telek sayısı 12-13 olup, kuyruk üstü yağ bezesine sahiptirler. Göz renkleri bıyıklılarda beyaz ve siyah göz,benlilerde ise sadece siyah gözdür. Bıyıklılarda aranılan özellik gaganın her iki tarafından aşağıya doğru sarkan bıyıkların uzun ve kalın olması, her iki bıyık arasındaki aralığın ise bir kibrit çöpü inceliğinde olmasıdır. Benlilerde ise başın üst kısmında,tepe denilen noktada bizlerin tabiriyle "gazoz kapağı" büyüklüğünde dairesel bir siyahlığın olması gerekir. Bu siyahlık göz kapaklarına inmemelidir. Siyah renk parlak olmalıdır. Güllü diye adlandırdığımız ırk sarı ve kırmızı renkte görülebilir. Kuşun göğüs kafesinin bulunduğu noktada dairesel olarak kırmızı veya sarılık bulunur. Göz rengi siyahtır. Her üç ırkta da vücudun geri kalan kısmının beyaz olması kuşların değerini arttırır. Standart özelliklere sahip yavrular alınabilmesi için kan uyumu çok önemlidir. Fiziki görünüm olarak mükemmel gözüken anne ve baba her zaman istenilen yavruyu vermeyebilir. Yine o ırktan olmak şartıyla baba veya anne beyaz, diğeri ise bizim "çapar"diye adlandırdığımız yani fiziki görünümü benli veya bıyıklı olmaktan uzak olan kuşların eş edilmesinden çok güzel yavrular çıktığını gördüm ve duydum. Bu da kuşların kökeni hakkında aslında bir fikir verebilir. Bıyıklı ve güllü ırklarında erkekler çok neşeli hayvanlardır. Özellikle kanat vuruşları, yerinde durmaksızın oradan oraya uçması yetiştiricileri için büyük bir seyir keyfi verir. Hastalıklara karşı duyarlı olmaları nedeniyle kümes şartları ve bakım çok önemlidir. Genç yetiştiricilerin dalıcı ve dönücü ırklara daha fazla ilgi duymalarından dolayı bu ırkları yetiştirenlerin sayısında geçmiş zamanla karşılaştırıldığında azalma olmuştur. Benli,bıyıklı ve güllü ırklarına ait fotoğraflar Burdur ve Isparta’da bulunan, kan takibine önem veren değerli yetiştiricilerimize aittir. Kendilerine teşekkür ederim. Dolapçı bir performans ırkı olduğuna göre muhakkak havada gözlemlenmeli ve buna göre üretim yapılmalıdır. Bazı salmalarda sadece renk düzenine bakılarak yapılabilecek üretimler havaya çıkıldığında büyük bir hüsranla sonuçlanabilir. Sonuç ise boşa geçen zaman ve harcanan emek olacaktır. En önemli tavsiyem ise dolapçıları dönek, kelebek veya benzer kökenli kuşlar ile çaprazlamayın. Çünkü buradan çıkacak sonuç ne olduğu belli olmayan bir oyun şekli ve ırkların bozulması olacaktır. Yine de karar siz saygıdeğer yetiştiricilerin!!! Bu sitenin hazırlanmasında emeği geçen başta Sayın İskender DAMGACI olmak üzere tüm arkadaşlara çok teşekkür ederim. Saygılarımla Barış DİKMEN 0533 7793256 baris@dolapci.com |
![]() |